Sınav Kaygısı - Ankara: LGS ve YKS Döneminde Ergenlere Destek
Ankara'da ergenlerle ve aileleriyle sınav kaygısı üzerine yüz yüze çalışıyorum.
Sınav kaygısına nasıl bakıyorum?
Sınav kaygısı çoğu zaman sınav gününde değil, çok daha önce başlar. Sınavlar ders çalışma, rekabet, başarısızlıkla baş edebilme, çevredeki kişilerin baskısı ve geleceğe ilişkin kaygılar gibi pek çok öğenin bir araya geldiği ve hepsine aynı anda maruz kaldığımız durumlardır. Bu yüzden sınav kaygısıyla çalışmak, tüm bu öğelerin gencin hayatındaki yerini anlamayı da gerektirir.
Genç sınava "yeterli olma" ya da "sevilme" gibi anlamlar yüklediğinde, kaygıyla başa çıkmak için denemelerden kaçınabilir, saatlerce ekrana yönelebilir ya da kendine aşırı yüklenebilir. Bu da aileyi ve öğretmenleri kaygılandırır. Onlar da destek olmak isterken farkında olmadan gencin yetersizlik hissini artırabilir.
Kaygının hazırlık sürecine nasıl yansıdığını, belirtilerini ve ailelerin rolünü Ergenlerde Sınav Kaygısı ve Sınava Hazırlık Sürecinde Zorlanma başlıklı yazımda ayrıntılı olarak anlattım.
Yeni müfredat ve 2028 sınavları
2028'den itibaren LGS ve YKS'de yeni müfredata uygun, beceri ve bağlam temelli soru modellerinin yer alacak olması, özellikle bu sınavlara ilk girecek gençlerde ve ailelerinde belirsizlik kaygısını artırabilir. Terapide, eğitim sisteminde yaşanan ve herkesi bağlayan bu tür değişikliklerin nasıl yönetileceğini de sınav kaygısıyla aynı bağlam içinde ele alırız.
Ne zaman destek almalı?
Sınav kaygısı her gençte farklı biçimde görünür. Herkes için geçerli bir belirti listesi yoktur. Aşağıdakiler yalnızca birkaç örnek. Bunlar ve benzeri durumlar destek almayı düşünmek için bir işaret olabilir:
- Genç çalışmaya başlamakta, denemelere girmekte ya da hatalarına bakmakta zorlanıyorsa
- Dinlenmeye hiç zaman ayırmadan aralıksız çalışıyorsa
- Sürekli yeni kaynak alıp "bu kaynak kötü, öbürü daha iyi" düşünceleri arasında kayboluyor ve bir türlü çalışma programı oluşturamıyorsa
- Sınava girmemek için sık sık yeni planlar ve gerekçeler üretiyorsa
- Okula ya da kursa devamsızlığı artıyorsa
- Sınavda bildiklerini hatırlayamadığını sık sık söylüyorsa
- Sınav sırasında nefes, kalem ya da mide sesi gibi seslere aşırı takılıyorsa
- Sınava hazırlanan arkadaşlarını yalnızca rakip olarak görmeye ve onlardan uzaklaşmaya başladıysa
- "5 günde LGS'yi bitirdim" türü videoları sürekli izleyip kendini bunlarla kıyaslıyorsa
- Kaygı uykuyu, iştahı ya da günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa
- Sınav dönemlerinde tıbbi bir nedeni olmayan karın ağrısı, bulantı ya da çarpıntı belirgin biçimde artıyorsa
- Çalışmasıyla ilgili her soruyu "Bana bırak, ben hallediyorum" diyerek kapatıyor, ancak süreç hakkında konuşmaktan sürekli kaçınıyorsa
- Sınav konusu evde sürekli çatışmaya yol açıyorsa
Süreç nasıl ilerler?
- Gençle, aileyle ve gerektiğinde öğretmenlerle görüşerek gencin akademik düzeyini, öğrenme becerilerini ve kaygıyı artıran etkenleri anlamaya çalışırım. Dikkat eksikliği ya da özgül öğrenme güçlüğü gibi öğrenmeyi etkileyebilecek durumlar da bu aşamada taranır. Hangi çalışma yöntemlerinin genç için daha uygun olduğunu ve gencin çalışma ya da sınav sürecinin hangi aşamalarında zorlandığını netleştirmeye çalışırız. Değerlendirmede bazen gencin yalnızca sınava değil, hayatta değerlendirildiğini hissettiği diğer zorlayıcı durumlara da benzer tepkiler verdiğini fark ederiz. Ailenin ve içinde bulunduğu sistemin de buna katkısı olabilir.
- Gencin yaşadığı şeyin sınav kaygısı mı, yoksa eksiklerini fark etmenin getirdiği gerçekçi bir kaygı mı olduğunu birlikte netleştiririz. İki durum farklı yaklaşımlar gerektirir. İşlevsiz kaygı, gencin öğretmenlerine soru sormasını ve yapamadığı sorularla yüzleşmesini engelleyebilir. Bu da zamanla bir kısır döngüye dönüşür.
- Bu döngüyü, kaygıyı tetikleyen durumları ve gencin bunlarla nasıl başa çıktığını gençle birlikte keşfederiz. Gençler zorlandıkları noktaları kendileri fark ettiklerinde sürece çok daha iş birlikçi yaklaşır. Birlikte çalışırken diğer etkenleri de keşfettiğimiz için doğru hedefleri belirleme şansımız olur.
- Bu adımlardan sonra hem genç hem de aile süreci daha net görmeye başlar ve planlamayı gencin ihtiyacına göre yaparız. Bu bazen soramadığı soruları sorabilmek, bazen nasıl çalışacağını öğrenmek, bazen de dinlenmek için kendine izin verebilmek olur. Kimi zaman dikkatle ilgili destek almak, özel ders öğretmenini değiştirmek ya da psikiyatrik destek planlamak da gerekebilir. Kaygıyı artıran düşünceler üzerinde çalışırken, kaygı bedende de hissedildiği için nefes ve gevşeme çalışmalarından da yararlanırız. Çalışma programını ise gençle birlikte, onun gerçekten uygulayabileceği biçimde kurarız.
Aile sürece nasıl katılır?
Anne babaların da bu süreçte zorlandığını ve çoğu zaman çaresiz hissettiğini biliyorum. Ebeveyn görüşmelerinde ailenin kendi kaygısını, beklentilerini ve evde oluşan döngüleri de birlikte ele alırız.
Aileler bazen sürece hemen dahil olmak ister, ancak kendi kaygılarının ve yöntemlerinin de süreci zorlaştırabileceğini gözden kaçırabilir. Bazen de "Tamam, hiçbir şeye karışmayalım, çalışmıyorsa çalışmasın" deyip tamamen geri çekilir, ardından atılan adımların işe yaramadığını düşünüp daha da kaygılanırlar. Gençle belirli bir noktaya geldiğimizde sizi de mutlaka sürece dahil ederiz. Gerektiğinde, gencin onayıyla, bunu en başta da yapabiliriz. Gencin mahremiyetine özen gösteririz. Aileyle nelerin paylaşılacağını sürecin başında birlikte belirleriz.
İlk adım
İlk görüşmeye genellikle gençle başlarım, ardından aileyle görüşürüz. Seanslar 50 dakika sürer ve Ankara'da yüz yüze yapılır. İlk görüşmeyle ilgili merak ettikleriniz için Sık Sorulan Sorular sayfasına göz atabilirsiniz. Randevu ve bilgi için iletişim sayfasından bana ulaşabilirsiniz.