Ergenler için (12–18 yaş)
Selam,
Seninle ilk görüşmemizde muhtemelen sana şunu soracağım: “Buraya kendi isteğinle mi geldin, yoksa ailenin zoruyla mı?” İkisi de çok normal. Bazen okul ya da rehberlik servisi önermiş olur, bazen ailen ısrar etmiştir, bazen de gerçekten sen istemişsindir.
Bir psikoloğa gelmek insanın aklına “Bir tek ben mi geliyorum? Bende mi bir sıkıntı var?” gibi sorular getirebilir. Ama buraya gelmen, sende bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. İstemeden, biraz zorla gelmiş olsan bile burası senin alanın. Seanslar ilerledikçe, burasının sana dayatılan şeyleri de konuşabileceğin, gerektiğinde bu zorlamaların karşısında durabileceğin bir yer olduğunu fark edeceğini umuyorum. Çünkü bu alan, senin kendini ve ihtiyaçlarını dile getirebilmen için var.
Ailen, okulun, çevren; nereden geliyorsan, sen o dünyanın anahtarı gibisin. O anahtarla odaya giriyoruz ve odada neler olduğuna seninle birlikte bakıyoruz. Oradaki ihtiyaçların nasıl daha sağlıklı karşılanabileceğini, nasıl bir yol haritası çizebileceğimizi keşfediyoruz.
Bazen kafanın içi epey kalabalık olur.
Bir yanda okul, hocalar, sınavlar, ödevler. Bir yanda arkadaş ortamı: Gruptaki yerin, kimin kiminle yakınlaştığı… Bir de nasıl göründüğüne dair zihninde dolaşan sorular. Bazen de cinsellikle, cinsel kimlikle ya da cinsel yönelimle ilgili sorular.
Bir yandan da evdekilerle uğraşıyorsun: “Hadi biraz bizimle vakit geçir!”, “Ekranı kapat!”, “Yat artık!”, “Odanı topla!”, “Soru çöz!”, “Kiminle konuşuyorsun?”, “Onunla görüşmeni istemiyorum!”, “Seni o arkadaşın bozdu!”, “Dışarı çıkamazsın!”, “Bu bilgisayarı atacağım artık!” ve burada yazmayı unuttuğum bitmek bilmeyen bir sürü mevzu…
Belki hoşlandığın biri var. Belki bazı şeylerde diğerlerinden geride kaldığını hissediyorsun. Belki dışlanmış, daha az kabul görmüş hissediyorsun ya da sohbetlere katıldığında söylediklerinin kabul görmeyeceğini düşünüyorsun. Belki biriyle küstün ve sınıfta yalnız kalmış gibi görünmek istemiyorsun. Belki işler sarpa sardı ve kimseye bir şey anlatamayacak kadar çaresiz hissediyorsun. Sınavlardan, başarılı olamamaktan, hocaların beklentilerini karşılayamamaktan ya da maddi konulardan kaygılanıyor olabilirsin. Ya da evdekilere karşı duygularını bastırmaktan yoruldun.
Bazen de bir kaygı peşini bırakmıyor, bazı düşünceler aklından bir türlü çıkmıyor. Yemekle aran bozulmuş olabilir ya da bir süredir hiçbir şeyden eskisi gibi keyif alamıyor olabilirsin. Çalışmak istesen de bir türlü masaya oturamıyorsun. İnsanların seni sürekli yanlış anlamasından bunalmış, kendini ifade edememekten yorulmuş olabilirsin.
Bunların hepsini burada konuşabiliriz. Burada yargılanmayacaksın; aramızda ast-üst ilişkisi yok, biz bir ekibiz. Burası sana ait bir yer ve burada konuştuklarımız aramızda kalır. Tek istisna, senin ya da başkalarının güvenliğinin risk altında olduğu durumlar. Böyle bir şey olursa da bunu mümkün olduğunca önce seninle konuşur, nasıl ilerleyeceğimize birlikte karar veririz.
Bazen sürece aileni ya da okulu dahil etmek gerekebilir. Böyle bir durumda bunu nasıl yapacağımızı da seninle konuşuruz. Onlarla konuşacağım konular, yalnızca birlikte ihtiyacın olduğunu düşündüğümüz noktalarla ilgili olur. Bazen de yaşadığın zorluklarda, başkalarının da değiştirmesi ya da kendileriyle ilgili fark etmesi gereken şeyler olduğunu görebiliriz. Bu yüzden aileyi de sürece dahil etmek önemli.
Kısacası, buraya nasıl gelmiş olursan ol, burada senin sesin önemli. Neyi, ne zaman ve ne kadar anlatacağına sen karar verirsin. Ben de seni dinlemek için buradayım ama sadece dinlemek için değil: Neyin değişmesini istediğini birlikte bulacak ve oraya nasıl gideceğimiz üzerine çalışacağız.
Görüşmek üzere.
Klinik Psikolog Duygu Pamir Akın