Çocuklar için (3–12 yaş)

Selam😊

Psikolog deyince aklına ne geliyor acaba? Belki okulundaki rehberlik servisinden biraz fikrin vardır. Belki de hiç bilmiyorsun ve içinden “Orada ne yapılıyor ki?”, “Ben ne anlatacağım?”, “Yoksa yaramazlık mı yaptım da buraya geldim?” gibi sorular geçiyor. Bunları merak etmen çok normal. Buraya gelmen, yaramazlık yaptığın ya da sende bir sorun olduğu anlamına gelmiyor.

Burası, duygular hakkında konuşacağımız bir yer. Senin de duygulara dair bir fikrin olduğuna eminim. Burada benimle, duyguların neler söylediğini ve ne istediğini oyunlarla keşfedeceğiz. Bazen duygularını temsil eden kuklalarla oynayacağız, bazen resim çizeceğiz; kesip yapıştıracak, boyayacağız. Bazen de birlikte seçtiğimiz oyuncaklarla rollere girip oyunlar kuracağız.

Seanslarımızda bazen öfke söz alacak: “Yeter artık, sıkıldım!”, “Ödev yapmak istemiyorum!”, “Arkadaşım çok gıcığıma gidiyor!” diyecek.

Bazen kaygı söz alacak: “Okulda yalnız kalırım diye korkuyorum.”, “Geceleri tek başıma yatamıyorum.”, “Ya arkadaşım bana küstüyse?”, “Arkadaşımın anlattığı korku hikâyesini unutamıyorum.”, “Derste söz almak istiyorum ama sesim çıkmıyor.” diyecek.

Bazen utanç konuşacak: “Hep bir şeyleri yanlış yapıyormuşum gibi hissediyorum.”, “Arkadaşlarım beni beğenmiyor gibi.”, “Sınıfın önünde yanlış cevap verdim, yerin dibine girmek istedim.”, “Herkes benden daha iyi gibi.” diyecek.

Bazen üzüntü konuşacak: “Oyundaki hesabım gitti, çok üzgünüm.”, “Arkadaşlarımla aramız bozuk.”, “Öğretmenim beni görmüyor.”, “Annemle babam kardeşimle daha çok ilgileniyor gibi geliyor.” diyecek.

Bazen mutluluk konuşacak: “Bugün maçta sayı attım!”, “Okul gösterisinde dans edeceğim!”, “En sevdiğim filmi izlemeye gidiyoruz!”, “Bugün arkadaşlarımın grubuna ben de katıldım!” diyecek.

Peki duygular konuşunca ne oluyor? Her duygu aslında bize bir şeye ihtiyacı olduğunu söylüyor. Öfke “Beni dinleyin!” diyor, kaygı “Güvende olmak istiyorum”, utanç “Kabul edilmek istiyorum”, üzüntü “Biri beni teselli etsin”, mutluluk da “Benimle sevinin!” diyor. Burada duyguları susturmaya çalışmayacağız; onları dinleyip neye ihtiyaç duyduklarını birlikte anlayacağız.

İşte burada senin bilge tarafın devreye giriyor. Bilge taraf, bütün duygularını dinleyen, onlara “Seni duydum” diyen ve ne yapılabileceğine karar veren tarafın. Onu bir takımın kaptanı gibi düşünebilirsin: Öfke, kaygı, utanç, üzüntü ve mutluluk takımın oyuncuları; kaptan da hepsini dinleyip takımı doğru yöne götürüyor. Aslında onu zaten tanıyorsun: Bir sorunla karşılaştığında güzel bir çözüm bulduğunda, canı sıkkın bir arkadaşına moral verdiğinde, arkadaşlarınla oyun kurduğunda ya da ödevlerini planladığında hep o konuşuyor.

Burada bu kaptanı birlikte daha iyi tanıyacak ve güçlendireceğiz. Bana bugüne kadar nelerin üstesinden geldiğini anlattıkça, onun ne kadar güçlü olduğunu sen de göreceksin. Ben de bu takımın koçu gibi olacağım ve kaptanın güçlenmesine yardım edeceğim. Kaptan güçlendikçe, öfken, kaygın ya da üzüntün geldiğinde bir lider gibi sana yol gösterecek. Böylece duyguların seni yönetmek yerine, sen onları dinleyip ne istediklerini anlayabileceksin.

Burada bütün duyguların söz hakkı var. Hiçbiri yanlış ya da ayıp değil.

Görüşmek üzere!
Klinik Psikolog Duygu Pamir Akın